Filistinli haber ajansı Shehab’ın aktardığına göre, Khaled Mashal, Gazze’de yaşanan son gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Meşal, iki yıla yaklaşan ve “soykırım savaşı” olarak nitelediği sürecin ardından son derece zor bir gerçeklikle karşı karşıya olunduğunu belirterek, savaşın durmasına rağmen acı ve yıkımın sona ermediğini söyledi.
Meşal’e göre, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki saldırıları, ihlalleri ve baskı politikaları hâlâ devam ediyor. İsrail’in zorbalık ve bölgeyi kontrol altına alma girişimlerinin sürdüğünü ifade eden Meşal, bunun Filistin halkı üzerindeki insani yükü daha da ağırlaştırdığını dile getirdi.
Gazze’de İnsani İhtiyaçlar Öncelikli
Meşal, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının ardından Gazze’deki acil ihtiyaçlara dikkat çekti. İnsani yardımın kesintisiz ulaştırılması, yerinden edilenlerin barınma sorununun çözülmesi, saldırıların tamamen durdurulması ve halkın temel yaşam ihtiyaçlarının karşılanmasının öncelikli konular olduğunu vurguladı.
Gazze’deki acıların hâlâ sürdüğünü söyleyen Meşal, kalıcı bir normalleşmenin ancak kapsamlı ve adil adımlarla mümkün olabileceğini belirtti.
“Silahsızlandırma Halkın Tasfiyesidir”
Açıklamasında yeni bir aşamaya girildiğini kaydeden Meşal, bu dönemin son derece karmaşık başlıklar içerdiğini söyledi. Silahsızlandırma tartışmaları, uluslararası güçlerin konuşlandırılması, barış konseyi önerileri ve işgal güçlerinin Gazze sınırları dışına çekilmesi gibi konuların, önümüzdeki sürecin en kritik meseleleri arasında yer aldığını ifade etti.
Bu noktada Meşal, direnişin silahsızlandırılmasına açıkça karşı çıkarak, “Direnişin silahsızlandırılması, halkımızın ortadan kaldırılması anlamına gelir” dedi.
Ortak Ulusal Vizyon Vurgusu
Meşal, Hamas’ın diğer Filistinli gruplarla birlikte ortak bir ulusal vizyon temelinde siyasi ve diplomatik adımlar atmayı hedeflediğini belirtti. Amaçlarının, Gazze’yi yeniden normale döndürecek ve benzer bir yaklaşımı Batı Şeria’da da hayata geçirecek pratik çözümler üretmek olduğunu söyledi.
“Aksa Tufanı” operasyonunun ve soykırıma karşı direnişin dünya kamuoyunun vicdanını uyandırdığını ifade eden Meşal, Filistin meselesinin yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşındığını kaydetti.
“Sorunun Temeli İşgal”
Meşal, elde edilen kazanımların korunması gerektiğini vurgulayarak, işgalcilerin işledikleri suçların bedelini ödemesi için uluslararası baskının artırılması çağrısında bulundu. “Tüm sorunların temelinde işgal vardır. Filistin meselesi köklü bir şekilde çözülmelidir” diyen Meşal, ABD, Avrupa ülkeleri ve uluslararası aktörlere Filistin meselesine İsrail’in bakış açısından değil, objektif bir perspektiften yaklaşma çağrısı yaptı.
Gazze’de kalan silahların savunma amaçlı olduğunu vurgulayan Meşal, zorla göç planlarının engellenmesini de en büyük kazanımlardan biri olarak nitelendirdi. Ayrıca, dış vesayet ve müdahale anlayışını reddettiklerini belirterek, Gazze’nin istikrarının ancak Filistin halkının iradesiyle sağlanabileceğini ifade etti.
