Yemen Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, ülkenin güney ve doğu vilayetlerinde özellikle Hadramut ve el-Mehre’de yaşanan gelişmelerin, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında artan gerilimin açık göstergesi olduğunu belirtti.
Yetkili Abdullah Ali Sabri’nin yaptığı açıklamaya göre, iki Körfez ülkesinin Yemen üzerindeki çıkar çatışması artık gizlenemez hale geldi. Sabri, bu çekişmenin Yemen’in bir kez daha savaş alanına çevrilmesini tetiklediğini ve saldırgan ülkelerin toprak ile kaynaklar üzerindeki hâkimiyet mücadelesini derinleştirdiğini ifade etti.
“BAE, Ortaklık Görünümünün Altında Kendi Planlarını Yürüttü”
Sabri, BAE’nin, koalisyonun bir parçası olarak Yemen’e müdahil olurken, aslında kendi çıkarlarını maksimize etmek ve başta ABD ve İsrail gibi destekçileri adına stratejik bölgelerde nüfuz kazanmak istediğini belirtti. Suudi Arabistan’ın ise bu sürece uzun süre göz yumduğunu ve BAE’nin güney vilayetlerdeki etkisinin büyüklüğünü geç fark ettiğini söyledi.
“Riyad, Hadramut ve el-Mehre’de BAE’nin Tehdidini Geç Fark Etti”
Yetkiliye göre BAE’nin Yemen’den çekilme açıklaması, gerçek bir geri çekilme değil; aksine Suudi Arabistan’a yönelik stratejik bir hamle. Sabri, Abu Dabi’nin Yemen’in stratejik limanları ve hassas bölgelerinde hâlâ etkin olduğunu, bunun da Suudi Arabistan’ın ulusal güvenliği açısından ciddi bir tehdit teşkil ettiğini belirtti.
“Sudan ve Yemen Gelişmeleri Eş Zamanlı”
Sabri, BAE’nin Yemen’deki faaliyetlerinin, aynı dönemde Sudan’da yaşanan gelişmelerle eşzamanlı olduğunu ve Suudi Arabistan’ın hem batı hem güney cephelerinde BAE’nin dolaylı tehditleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Bu süreçte BAE’nin İsrail desteğiyle hareket ettiğine dikkat çekildi.
“Vekil Unsurlar Riyad İçin Çalışıyor”
Son olarak, Suudi Arabistan’ın Yemen’de kendi çıkarlarını korumak için vekil güçler ve paralı savaşçılar aracılığıyla bölgede hâkimiyet sağlamaya çalıştığını söyleyen Sabri, bu grupların gerçek kontrol sahibi olmadığını ve esasen Suudi stratejilerine hizmet ettiklerini dile getirdi.
