1. Haberler
  2. Analiz
  3. Irak Analizi
  4. Irak Kaosa Sürükleniyor: Batı Erbil’de Herki Krizi

Irak Kaosa Sürükleniyor: Batı Erbil’de Herki Krizi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Batı Erbil’de yaşanan son gelişmeler, yalnızca Herki aşireti ile Peşmerge güçleri arasındaki yerel bir anlaşmazlık olarak değerlendirilemez. Bu çatışma, Irak’ın aynı anda birden fazla güvenlik ve siyasi kırılganlıkla karşı karşıya olduğu bir dönemde meydana geliyor. Merkezi hükümetin silahlı grupların kontrolü konusundaki anlaşmazlıkları ve Haşdi Şabi’ye bağlı ya da onunla ilişkili bazı yapılara yönelik artan baskılardan Kürdistan Bölgesi içerisindeki gerilimlere ve şimdi de Erbil ile Ninova arasındaki idari sınırın yakınlarında yeniden ortaya çıkan silahlı aşiret çatışmasına kadar uzanan gelişmeler, Irak’ta “silahın devletin tekelinde olması” meselesinin hâlâ ülkenin en önemli sorunlarından biri olduğunu gösteriyor. Bağdat’ın son haftalarda devletin doğrudan kontrolü dışında faaliyet gösteren silahlı yapıları sınırlandırmaya yönelik girişimleri de bazı grupların direnciyle karşılaştı.

Böyle bir ortamda, 24 Ağustos sabahı Erbil ile Ninova arasındaki idari sınırda yer alan Habât (Khabat) bölgesinde Herki aşiretine mensup silahlı kişiler ile Peşmerge güçleri arasında yaşanan çatışma, Kürdistan Bölgesi’nin siyasi ve güvenlik yapısında daha az görünür olan bir kırılmayı yeniden ortaya çıkardı. Bu kez söz konusu ayrışma iki büyük Kürt partisi arasında değil; parti temelli yönetim, resmi güvenlik güçleri ve silahlı aşiret yapıları arasında yaşanıyor. Bugün yayımlanan haberlerde, Lanaz Rafinerisi yakınlarında ve Girdereş köyü çevresinde yoğun silah seslerinin duyulduğu, ayrıca takviye güçlerin bölgeye ulaşmasını engellemek amacıyla bazı yolların kapatıldığı bildiriliyor. Mevcut gerilimin temelinde ise aşiretin Hurşid Herki’nin serbest bırakılması yönündeki talebinin bulunduğu belirtiliyor.

Arazi Anlaşmazlığından Bölgesel Yönetimle Karşı Karşıya Gelmeye

Bu krizin kökeni 2025 yazına kadar uzanıyor. O dönemde Habât bölgesinde Herki ve Goran aşiretlerinin bazı kesimleri arasında tarım arazileri ve su kaynakları konusunda yaşanan anlaşmazlık çatışmaya dönüştü. Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı güvenlik güçlerinin krize müdahil olmasıyla yerel nitelikteki anlaşmazlık, Hurşid Herki’nin destekçileri ile resmi güvenlik güçleri arasında bir karşı karşıya gelmeye dönüştü. Neçirvan Barzani’nin arabuluculuğu ve anlaşmazlıkların çözümü için bir komisyon kurulması sayesinde kriz o aşamada kontrol altına alındı; ancak sorunun temel nedenleri ortadan kalkmadı.

Krizin ikinci aşaması 5 Temmuz 2026’da başladı. Erbil polisi, mahkeme kararı doğrultusunda Hurşid Herki ile kardeşi Haydar’ı gözaltına aldı. Polis, ikisini huzursuzluğu kışkırtmak, kamu ve özel mülkiyete zarar vermek, askeri teçhizatı ateşe vermek, devlet projelerini engellemek ve ekonomik altyapıyı tehdit etmek de dahil olmak üzere bir dizi eylemle suçladı.

Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt Herki aşiretinin etkili isimlerinden Hurşid Herki’nin görüntüsü. Irak, İran ve Türkiye’nin bazı bölgelerinde toplumsal ve aşiret bağlarına sahip sınır ötesi Herki aşireti, son dönemde Batı Erbil’de yaşanan güvenlik gelişmeleriyle yeniden gündeme geldi.

Kriz şimdi üçüncü aşamasına girmiş durumda. Hurşid Herki’nin tutukluluğunun devam etmesi, müzakerelerden sonuç alınamaması ve silahlı kişilerin yeniden sahaya çıkması, başlangıçta arazi ve su kaynaklarıyla ilgili olan anlaşmazlığı Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin otoritesi açısından bir sınava dönüştürdü. Bu nedenle meselenin önemi artık yalnızca bir aşiret liderinin geleceğiyle sınırlı değil. Daha önemli soru, Erbil yönetiminin yerel silahlı yapıları ve güç ağlarını yeni bir silahlı çatışma döngüsüne girmeden ne ölçüde kontrol altında tutabileceğidir.

Irak ve Silahlı Gruplar Meselesi: Güç Tekeli Krizi

Habât’ta yaşanan gelişmeler, Bağdat’taki gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde daha da önem kazanıyor. Irak hükümeti son haftalarda Haşdi Şabi bünyesindeki halk güçlerini sınırlandırmaya ve silahları kontrol altına almaya yönelik girişimlerde bulundu. Aynı zamanda bazı Şii silahlı gruplar, silahların yalnızca devlet çatısı altında sınırlandırılması politikasına karşı çıktı. Bu gruplar, hükümetin taraflı davranmadığını göstermek istiyorsa Kürt silahlı güçlerine yönelik de benzer sınırlamalar getirmesi gerektiğini savunuyor. Onlara göre hükümetin yalnızca Haşdi Şabi’yi hedef alması, silahların kontrolü politikasının eşit şekilde uygulanmadığı yönünde soru işaretleri doğuruyor.

Bu mesele mevcut bölgesel koşullar altında daha da hassas bir nitelik kazanıyor. Mart ayında Donald Trump, Mesud Barzani ve Bafel Talabani ile İran savaşı ve sonrasında ortaya çıkabilecek muhtemel gelişmeler hakkında görüşmeler gerçekleştirdi. İran-Irak sınırı boyunca konuşlanan Kürt güçlerinin konumu da o tarihten itibaren Amerikan medyasının dikkatini çekti. Bununla birlikte daha sonraki haberlerde Trump’ın Kürt güçlerine İran’a yönelik bir kara harekâtı emri vermediği vurgulandı. Trump da daha sonra Kürtlerin İran’a girmeye hazır olduklarını, ancak kendisinin böyle bir girişime karşı çıktığını söyledi.

Irak Kürdistan Bölgesi’nde dağlık bir alanda, üniformasında Kürdistan Bölgesi bayrağı bulunan silahlı bir Kürt gücünün görüntüsü. Görsel, Irak’ın Kürt bölgelerindeki silahlı güçlerin varlığını ve son gerilimlerle birlikte bölgede öne çıkan güvenlik ortamını yansıtıyor.

Buna rağmen Kürt güçlerinin İran’daki çatışmaya dahil olma ihtimalinin dahi gündeme gelmiş olması, İran-Irak sınırının bölgesel krize ilişkin güvenlik hesaplamalarında özel bir önem kazandığını gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında, Irak’ın Kürt bölgelerinde ortaya çıkabilecek herhangi bir istikrarsızlık, özellikle de yerel silahlı grupların devreye girdiği bir ortamda, doğal olarak İran’ın sınır güvenliği açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olacaktır.

Herki Aşireti: Sınır Ötesi Potansiyele Sahip Yerel Bir Kriz mi?

Herki aşiretinin en önemli özelliklerinden biri, sosyal ve coğrafi yapısının Irak’ın siyasi sınırlarıyla sınırlı olmamasıdır. Herkilerle bağlantılı topluluklar ve akrabalık ağları tarihsel olarak Irak, Türkiye ve İran’ın çeşitli bölgelerinde varlık göstermektedir. Bu özellik, aşiretle ilgili gelişmelerin en azından potansiyel olarak tamamen yerel bir anlaşmazlıktan farklı bir boyut kazanmasına neden olmaktadır.

Bununla birlikte krizin devam etmesi farklı bir senaryoyu ortaya çıkarabilir. Bilinçli bir şekilde ya da önceden planlanmış bir süreç olmaksızın, Kürdistan Bölgesi’ndeki silahlı bir aşiret çatışması İran’ın batı sınırları çevresindeki istikrarsızlık ortamının bir parçasına dönüşebilir. Burada “Herki aşiretine sınır bölgesini istikrarsızlaştırma görevi verilmesi” ile “Herki krizinin istemeden sınırdaki istikrarsızlığın unsurlarından birine dönüşmesi” arasında önemli bir fark bulunmaktadır. İlk senaryoyu destekleyen güvenilir bir kanıt şimdilik bulunmuyor. Ancak çatışmaların coğrafi olarak genişlemesi ve diğer silahlı aktörlerin de sürece dahil olması halinde ikinci senaryo göz ardı edilemez.

Bu nedenle önümüzdeki gün ve haftalarda belirleyici gösterge, krizin hangi yönde ilerleyeceği olacaktır. Aşiretler arası ve siyasi müzakerelerin yeniden başlaması ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 2025 krizinde olduğu gibi anlaşmazlığı kendi iç sınırları içerisinde kontrol altına alabilmesi halinde Habât’taki olayların yeniden sınırlı ve yerel bir çatışmaya dönüşmesi muhtemeldir. Ancak çatışmaların devam etmesi, daha fazla aşiret ağının sürece dahil olması veya gerilimin coğrafi olarak sınır bölgelerine doğru yayılması durumunda mesele Kürdistan Bölgesi’nin iç anlaşmazlığı olmaktan çıkabilir.

Herki’nin Gerçek Ağırlığı Ne Kadar?

Herki aşiretinin ağırlığını yalnızca sahip olduğu silahlı güçlerin sayısıyla ölçmemek gerekir. Aşiretin önemi dört temel unsurun birleşiminden kaynaklanmaktadır: nüfus, coğrafya, yerel mobilizasyon kapasitesi ve siyasi ağlar.

İlk olarak Habât, Erbil, Musul ve Duhok arasındaki güzergâh üzerinde yer almaktadır. Bu bölgede yolların kapatılması, Kürdistan Bölgesi’nin merkezi ile Irak’ın batı ve kuzey kesimleri arasındaki ulaşımı kısa süre içerisinde aksatabilecek bir etkiye sahiptir.

İkinci olarak, Kürdistan Bölgesi’nin bazı enerji altyapıları ve petrol güzergâhları da bu bölgede bulunmaktadır. ORSAM da anlaşmazlığa konu olan arazilerin Kürdistan Bölgesi’nin petrol boru hattına yakınlığının, çatışmanın hassasiyetini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekmektedir.

Kuzey Irak’taki dağlık bir bölgede geleneksel kıyafetler içinde ilerleyen silahlı Kürt güçlerinin görüntüsü. Görsel, Irak’ın Kürt bölgelerindeki silahlı yapıların varlığını ve bölgedeki güvenlik gelişmelerinin önemini yansıtıyor.

Üçüncü olarak aşiret, yerel düzeyde silahlı mobilizasyon kapasitesine sahiptir. 2025’te yaşanan olaylar, Herki güçlerinin en azından belirli bir süre boyunca Erbil yönetimine bağlı güvenlik güçlerine karşı direnebildiğini, ana yolları kapatabildiğini ve takviye birliklerin bölgeye ulaşmasını zorlaştırabildiğini göstermiştir.

Ancak dördüncü faktör belki de hepsinden daha önemlidir: Herki aşireti yekpare bir yapı değildir. Aşiretin farklı kolları farklı liderlere ve siyasi partilere yakınlık göstermektedir. Bu iç ayrışma, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (PUK) aşiretin farklı kollarının desteğini kazanmak için rekabet etmesine de zemin hazırlamıştır.

Nihai Analiz

Batı Asya’daki kırılgan güvenlik koşulları ve İran ile ABD arasında devam eden yüksek gerilim dikkate alındığında, İran-Irak sınırı boyunca ortaya çıkabilecek herhangi bir istikrarsızlık, Kürdistan Bölgesi’ndeki iç bir anlaşmazlığın çok ötesinde önem kazanabilir. Irak’ın Kürt bölgelerinin coğrafi konumu, silahlı ve aşiret temelli ağların varlığı ve bu yapıların bazılarının sınır ötesi bağlantılara sahip olması, yerel bir krizin genişlemesi halinde İran’ın batı sınırları çevresindeki güvenlik ortamını da potansiyel olarak etkileyebileceğini gösteriyor. Bu açıdan Herki aşireti ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı güçler arasındaki çatışmayı mutlaka İran’a karşı organize edilmiş bir planın parçası olarak değerlendirmek mümkün değil. Ancak mevcut bölgesel koşullarda çatışmanın devam etmesi ve genişlemesi, istemeden de olsa İran sınırları yakınında yeni bir istikrarsızlık odağının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.

Bu çerçevede, Herki krizinin kısa vadede müzakere, aşiretler arası arabuluculuk veya Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile varılacak bir uzlaşma yoluyla sona ermemesi halinde, zamanla İran’ın güvenlik ortamı açısından kriz yaratma potansiyeli kazanabileceği senaryosu ihtimal dahilinde değerlendirilebilir. Özellikle çatışmanın coğrafi alanının genişlemesi veya başka silahlı aktörlerin sürece dahil olması bu ihtimali güçlendirebilir. Önümüzdeki günlerde belirleyici unsur, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 2025’te olduğu gibi krizi bir iç anlaşmazlık çerçevesinde kontrol altına alıp alamayacağı ya da çatışmanın Habât bölgesinin dışına taşıp taşmayacağı olacaktır. İkinci senaryonun gerçekleşmesi halinde bugün yerel ve aşiret temelli bir anlaşmazlık olarak görünen gelişmeler, İran-ABD arasındaki daha geniş çaplı gerilim ve Irak’ın kırılgan güvenlik ortamıyla birleşerek İran’ın batı sınırlarına ilişkin güvenlik denkleminde yeni ve dikkate değer değişkenlerden birine dönüşebilir.

 

Irak Kaosa Sürükleniyor: Batı Erbil’de Herki Krizi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

HABER AFAK ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!