1. Haberler
  2. Analiz
  3. Afak Analiz
  4. Azerbaycan’da Başörtüsü Yasağına Karşı Protesto Dalgası; Türk Hükümetinden Dikkat Çeken Sessizlik

Azerbaycan’da Başörtüsü Yasağına Karşı Protesto Dalgası; Türk Hükümetinden Dikkat Çeken Sessizlik

Azerbaycan'da okullardaki başörtüsü yasağına karşı öğrenci protestolarını konu alan temsili görsel. Güvenlik görevlisi başörtülü kız öğrencilerin okula girişini engellerken protestocu öğrenciler, “Başörtüsü eğitime engel değildir” ve “Herkesin eğitim hakkı vardır” sloganlarıyla eğitimde ayrımcılığa son verilmesini talep ediyor.
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Azerbaycan Cumhuriyeti hükümetinin öğrencilerin ve öğretmenlerin kıyafetlerine yönelik getirdiği yeni kısıtlamalar, ülkede bir protesto ve toplumsal hoşnutsuzluk dalgasına yol açtı. Başörtülü öğrencilerin okullara girişinin engellendiğini gösteren görüntülerin yayımlanmasıyla başlayan kriz, bugün öğrencilerin toplu protestoları, başörtülü öğretmenlerin görevden uzaklaştırıldığına ilişkin haberler ve hükümetin okullardaki kıyafet denetimini sıkılaştırma kararıyla yeni bir boyut kazandı.

Son günlerde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Bakü, Sumgayıt, Gence, Celilabad ve Masallı gibi çeşitli şehir ve bölgelerinden, başörtülü kız öğrencilerin derslere katılmalarının engellendiğine ilişkin haberler yayımlandı. Aynı zamanda, başörtülü arkadaşlarına destek vermek amacıyla derslere girmeyi reddeden öğrencilerin protestolarını gösteren görüntüler sosyal medyada geniş yankı buldu.

Başörtülü öğrencilerin ve ailelerinin tepkilerini aşan hoşnutsuzluğun boyutları, 8-10 Ekim tarihleri arasında yayımlanan haberlerle daha da belirginleşti. Henüz protestocu öğrencilerin veya olaylardan etkilenen okulların sayısına ilişkin resmî ve bağımsız bir veri açıklanmamış olsa da bazı diğer öğrencilerin de başörtülü arkadaşlarına destek vermek amacıyla protestolara katıldığı bildiriliyor.

Sürecin başlangıcı: Okullarda kıyafet kurallarının değiştirilmesi

Mevcut krizin kökeni, Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun 21 Eylül 2026 tarihinde aldığı karara dayanıyor. Hükümet, 309 sayılı kararla devlet okullarındaki öğrencilerin kıyafet kurallarını değiştirdi. Bu karara göre, okul üniformasının bütünlüğünü bozan veya kamu eğitiminde laiklik ilkesiyle çelişen kıyafet unsurlarının kullanılmasına izin verilmiyor.

Azerbaycan'da başörtülü kız öğrenciler, okullardaki başörtüsü kısıtlamalarını “Çocuklarımızı eğitimden mahrum etmeyin” ve “Vicdan özgürlüğü kutsaldır” yazılı pankartlarla protesto ediyor. Fotoğraf, 2010 yılındaki protestolara aittir.

Karar metninde İslami başörtüsünün yasaklandığına dair açık bir ifade bulunmuyor. Ancak laiklik ilkesiyle bağdaşmayan kıyafetlerin hangi ölçütlere göre tanımlanacağı konusundaki belirsizlik, söz konusu düzenlemenin fiilen başörtüsü yasağı olarak yorumlanmasına zemin hazırladı.Hükümet ayrıca, öğrencilerin kıyafet kurallarına uymasından ebeveynleri sorumlu tutmuş ve bu kuralların uygulanmasından kaynaklanan sorunların incelenmesini okulların eğitim kurullarına bırakmıştır. Bu kararın en önemli belirsizliklerinden biri, belirlenen kıyafet kurallarına uymayan öğrencilerin derslere katılmalarının tamamen engellenmesi konusunda okul yöneticilerinin yetkili olup olmadığının açıkça belirtilmemesidir. Hukuki düzenlemedeki bu belirsizliğe rağmen, başörtülü kız öğrencilerin okullara girişinin engellendiğine ilişkin çok sayıda haberin yayımlanması, hükümetin kararının eğitim hakkı ve din özgürlüğü üzerindeki etkilerine ilişkin kaygılara yol açmıştır.

Kamuoyunun dikkatini konuya çeken ilk olaylardan biri, eylül ayının son günlerinde Sumgayıt kentindeki 6 numaralı okulda yaşandı. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde, İslami başörtüsü takan birkaç kız öğrencinin okulun önünde beklediği görülüyordu. Bu öğrencilerin, başörtüsü taktıkları gerekçesiyle derslere girmelerine izin verilmediği öne sürüldü. Yerel medya, olayın 28 Eylül’de meydana geldiğini bildirdi. Üzgün bir şekilde okuldan ayrılan kız öğrencilerin görüntülerinin yayımlanması, sosyal medyada geniş çaplı tepkilere neden oldu.

Bu olayın ardından başka okullarda da benzer uygulamaların yaşandığına ilişkin haberler yayımlandı. Sabirabad ilçesine bağlı Yolçubeyli köyündeki okulda, okul müdürünün 30 Eylül’de başörtülü öğrencilere, gelecek haftadan itibaren okula başörtüsüz gelmeleri ya da okuldan ayrılmaları gerektiği yönünde uyarıda bulunduğu bildirildi. Tepki gösteren aileler, okul müdürünün bu kararı Bilim ve Eğitim Bakanlığının talimatına dayandırdığını öne sürdü. Ancak bakanlık tarafından doğrudan böyle bir talimat verildiği bağımsız olarak doğrulanmış değil. Ayrıca Gence kentindeki 24 numaralı okulda da başörtülü öğrencilere yönelik kısıtlamalar getirildiğine ilişkin haberler yayımlandı. Bu olaylar, başörtüsü konusundaki anlaşmazlığın tek bir okulla sınırlı kalmadığını ve yeni düzenlemelerin farklı bölgelerde uygulanmasının ailelerin tepkisiyle karşılandığını gösterdi.

Protestoların yayılması: Öğrenciler başörtülü sınıf arkadaşlarına destek için dersleri boykot etti

Kısıtlamaların başlamasından birkaç gün sonra protestolar yeni bir boyut kazandı. İlk aşamada tepkiler ağırlıklı olarak başörtülü öğrenciler ve aileleri tarafından dile getirilirken, son günlerde başka öğrencilerden oluşan gruplar da sınıf arkadaşlarına destek vermek amacıyla protestolara katıldı. Bu gelişmelerin en dikkat çekici örneklerinden biri, Bakü’deki 69 numaralı okulda yaşandı.

9 ve 10 Ekim tarihlerinde yayımlanan görüntülere ve yerel medya haberlerine göre, söz konusu okuldan bir grup öğrenci, başörtülü sınıf arkadaşlarının derslere girmesinin engellenmesini protesto etmek amacıyla okul binasının önünde toplandı. Protestocular, üzerinde “Başörtüsü özgürlüğü” sloganı bulunan ve başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına ilişkin yasağın kaldırılmasını talep eden pankartlar taşıdı.

Türkiye'de Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına karşı düzenlenen protesto gösterisi. Katılımcılar, İlham Aliyev'in fotoğraflarını ve “Azerbaycan'da başörtüsü yasağına hayır!” yazılı pankartları taşıyarak dinî kıyafetlere yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyor.

Bazı öğrencilerin, başörtülü sınıf arkadaşlarının derslere katılmalarına izin verilmediği sürece kendilerinin de derslere girmeyeceklerini açıkladıkları bildirildi. Masallı bölgesine bağlı Mollaoba köyünde de B. Şiriyev adına eğitim veren ortaokulun öğrencileri, pankartlar taşıyarak başörtülü öğrencilerin okula kabul edilmesini talep etti.Bu olaylara ilişkin haberler, bazı okullarda protestoların başörtüsü takma yönündeki bireysel talepten çıkarak öğrenciler arasında kolektif bir dayanışma biçimine dönüştüğünü gösteriyor. 7 Ekim’de Celilabad kentindeki 9 numaralı okuldan da görüntüler yayımlandı. Yerel medya haberlerine göre görüntüler, başörtülü öğrencilerin okula girişinin engellendiğini gösteriyordu. 8 Ekim’de yayımlanan bir başka haberde ise kentteki 7 numaralı okulda öğrenim gören başörtülü bir öğrenci, okul müdürünün kıyafeti nedeniyle derslere katılmasını engellediğini öne sürdü. Bu iddialar, aileler ve sosyal medya kullanıcıları arasında tepkilere yol açtı. Ancak okul yöneticilerinin tutumuna ilişkin ayrıntıları içeren kapsamlı bir resmî açıklama yayımlanmış değil.

Kısıtlamaların yeni aşaması: Hükümet öğretmenlerin kıyafetlerini de düzenleme kapsamına aldı

Öğrencilerin başörtüsüne yönelik kısıtlamalara ilişkin protestolar devam ederken, Azerbaycan Cumhuriyeti hükümeti 6 Ekim 2026 tarihinde devlet okullarındaki öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni bir karar kabul etti. Bu karar, tartışmanın kapsamını öğrencilerden eğitim çalışanlarına da genişletti. 325 sayılı karar, Azerbaycan Cumhuriyeti Başbakanı Ali Asadov’un imzasıyla yayımlandı ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni kurallar belirledi. Bu düzenlemelere göre öğretmenlerin kıyafetleri sade, düzenli, eğitim ortamına uygun ve genel eğitim sisteminin laiklik ilkesiyle uyumlu olmalıdır. Ayrıca kadın ve erkek öğretmenler için belirli resmî kıyafet modelleri de tanımlanmıştır.

Kararın 1.6’ncı maddesinde, öğretmenlerin kıyafetlerinin ve kıyafeti oluşturan unsurların genel eğitimde laiklik ilkesiyle uyumlu olması gerektiği vurgulanmaktadır. 2.4’üncü maddede ise belirlenen çerçevenin dışında kalan kıyafetlerin kullanımına izin verilmemektedir. Önemli nokta, bu kararın metninde de “başörtüsü yasağı” ifadesinin açıkça yer almamasıdır. Buna rağmen okullardan yayımlanan haberler, bazı okul yöneticilerinin bu düzenlemeleri başörtülü öğretmenlerin ders vermesini engellemek için dayanak olarak yorumladığını göstermektedir. Karara göre kıyafet kurallarına uyulup uyulmadığını denetleme sorumluluğu okul yönetimlerine verilmiş, olası anlaşmazlıkların ise eğitim kurullarında incelenmesi öngörülmüştür. Böylece hükümetin yeni kararı, öğrenciler açısından olası kısıtlamaların yanı sıra başörtülü öğretmenlerin iş güvencesine ilişkin kaygıları da beraberinde getirmiştir.

10 Ekim’de Toliş Media, Bakü’deki okullarda bazı başörtülü öğretmenlere yönelik kısıtlamalar uygulandığını bildirdi. Habere göre, isminin açıklanmasını istemeyen öğretmenlerden biri, Bakü’nün Bayıl bölgesinde başörtülü üç kadın öğretmenin evlerine gönderildiğini, bir başka öğretmenin ise görevinden istifa ettiğini açıkladı. Söz konusu öğretmen, bir toplantıda eğitim çalışanlarına 9 Ekim’den itibaren okula başörtüsüz gelmeleri gerektiğinin bildirildiğini, aksi takdirde görevlerini sürdürmelerine izin verilmeyeceğinin söylendiğini öne sürdü. Başka bir haberde ise kendisini 97 numaralı okulun öğretmenlerinden biri olarak tanıtan Nermin İsmayıl, sosyal medya üzerinden okul yönetiminin iki gün üst üste başörtüsü kullanması nedeniyle kendisini sözlü olarak uyardığını açıkladı.

Öğretmenin aktardığına göre, okul yetkililerine okula girişinin engellenmesinin hukuki dayanağını sorduğunda, başörtülü olarak okula gelmesi hâlinde konunun kolluk kuvvetlerine ve eğitim idaresine bildirileceği söylenmiştir. Başörtüsünün eğitim görevlerini yerine getirmesine engel olmadığını vurgulayan İsmayıl, başörtüsü yasağına ilişkin resmî, yazılı ve hukuki dayanağı bulunan bir talimatın kendisine sunulmasını talep etti. Ayrıca böyle bir talimat alması durumunda haklarını korumak için iş denetimi kurumlarına ve yargı mercilerine başvuracağını açıkladı.

Hükümetin tepkisi: Öğrencilerin ve öğretmenlerin kıyafetlerine yönelik denetimler başladı

Protestoların sürdüğü sırada Bakü Şehir Eğitim İdaresi, 9 Ekim’de devlet okullarında özel denetimlerin başlatıldığını duyurdu. Kurumun resmî açıklamasına göre denetimler, öğrencilerin ve öğretmenlerin kıyafet kurallarına ne ölçüde uyduğunu incelemek amacıyla gerçekleştirilecek. İdare, kıyafet düzenlemelerinin uygulanmasını denetleme sorumluluğunun okul yöneticilerine ait olduğunu, olası ihlallere ilişkin meselelerin de eğitim kurullarında ele alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada ayrıca ebeveynlerin, çocuklarının okula belirlenmiş okul üniformasıyla gelmesinden sorumlu olduğu belirtildi. Bakü Şehir Eğitim İdaresi, bu denetimlerin amacını öğrenciler için düzenli, bütünlüklü ve eşit bir eğitim ortamı oluşturmak olarak açıkladı.

Ancak bu açıklama, tepki gösteren ailelerin en önemli sorularından birini yanıtsız bıraktı: Okul yöneticileri, yalnızca kıyafet kurallarına uymadıkları gerekçesiyle başörtülü öğrencilerin derslere katılma hakkını ellerinden alabilir mi? Böylece başörtüsüne yönelik kısıtlamalara karşı protestolar devam ederken, eğitim yetkilileri düzenlemelerin uygulanmasını durduracaklarını açıklamak yerine okullardaki kıyafet denetimlerinin sıkılaştırılacağını duyurdu. Bununla birlikte resmî açıklamada, başörtülü öğrencilerin veya öğretmenlerin okuldan ya da görevlerinden uzaklaştırılmasına yönelik bağımsız bir talimat yayımlanmadı.

Başörtüsü kısıtlamalarını protesto eden tutuklu gazeteciden açlık grevi

Azerbaycan’da başörtüsü kısıtlamalarına yönelik tepkiler okullarla sınırlı kalmadı. Azerbaycanlı tutuklu gazeteci Polad Aslanov, başörtülü öğrencilerin eğitim görmelerinin engellenmesini ve kadın öğretmenlere yönelik kısıtlamaları protesto etmek amacıyla 8 Ekim’den itibaren açlık grevine başladı. Haberi, eşi Gülemire Aslanova sosyal medya üzerinden duyurdu.

15 numaralı cezaevinde tutulan Aslanov, yayımladığı açıklamada, başörtülü kız çocuklarının ve meslekleriyle dinî kıyafetleri arasında seçim yapmak zorunda bırakılan öğretmenlerin haklarının ihlal edilmesini protesto etmek için açlık grevine başladığını belirtti. Gazeteci ayrıca kendi çocuğunun eğitim hakkının da başörtüsüne yönelik kısıtlamalardan etkilendiğini açıkladı. Hükümetin yeni düzenlemelerini, Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası’nın vicdan ve dinî inanç özgürlüğünü düzenleyen 48’inci maddesine aykırı olarak değerlendirdi.

Aslanov daha önce Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade’ye bir mektup göndererek başörtüsüne yönelik kısıtlamalara karşı harekete geçilmesini istemiş, ancak kendi ifadesine göre herhangi bir yanıt alamamıştı. Aslanov’un açlık grevi, başörtüsü konusundaki tartışmaya yönelik tepkilerin eğitim ortamından kamusal alana ve insan hakları alanına yayıldığının örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Öğrencilerin ve ailelerinin protestolarının yanı sıra, başörtüsü kısıtlamalarını eleştiren bir din adamının tutuklanması da toplumsal hassasiyeti artırdı. Azerbaycanlı Şii din adamı Abgül Süleymanov, öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin yeni düzenlemenin kabul edilmesinden bir gün sonra, 22 Eylül’de gözaltına alındı. Mahkeme, kendisini polisin yasal emrine itaatsizlik suçlamasıyla 30 gün idari tutukluluğa mahkûm etti.

Süleymanov, tutuklanmasından önce sosyal medya üzerinden başörtülü kız öğrencilerin eğitim haklarından mahrum bırakılabileceği ihtimaline tepki göstermişti. Din adamının ailesi, tutuklamanın onun başörtüsü konusundaki eleştirel tutumuyla bağlantılı olduğunu düşünüyor. Ancak resmî makamlar böyle bir bağlantıyı doğrulamadı.

Söz konusu din adamı daha önce de başörtüsüyle ilgili protestolara katılmış ve 2011 yılında tutuklanmıştı. Uzun süreli hapis cezasını çektikten sonra 2022 yılında serbest bırakılmıştı.

Türkiye’den tepkiler: Toplumsal eleştiriler karşısında Ankara’nın resmî sessizliği

Türkiye'de protestocular, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in fotoğraflarını ve “Başörtüsü Allah'ın emridir, yasaklanamaz!” yazılı pankartları taşıyarak Azerbaycan'daki başörtüsü yasağını protesto ediyor.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nde başörtüsü konusunda yaşanan tartışma Türkiye’de de yankı buldu. Türk medyasında yayın yapan Turkish Minute, 3 Ekim’de yayımladığı haberde, sosyal medyada eleştirel tepkiler dile getirilmesine rağmen Ankara hükümetinin Azerbaycan’daki okullarda başörtüsüne yönelik kısıtlamalar konusunda henüz belirgin bir resmî tutum ortaya koymadığını bildirdi.Bu konu, özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İslamofobinin yayılmasına ve Müslüman kadınlarla kız çocuklarına yönelik ayrımcılığa karşı uyarıda bulunmuş olması nedeniyle dikkat çekti. Erdoğan, söz konusu konuşmasında Azerbaycan’ın adını anmadı.Öte yandan, İstanbul bağımsız milletvekili Mustafa Yeneroğlu da daha önce Azerbaycan’da başörtülü öğrencilere yönelik olduğu bildirilen kısıtlamaları eleştirmişti. Türkiye’nin başörtüsü konusundaki tarihsel deneyimine dikkat çeken Yeneroğlu, Azerbaycan’ın aynı hataları tekrarlamaması ve öğrencilerin temel haklarına saygı göstermesi çağrısında bulunmuştu.

Nihai analiz

Azerbaycan Cumhuriyeti’nde son dönemde yaşanan gelişmeler, ne yazık ki Türkiye’de başörtüsü yasağının acı ve başarısız deneyimini hatırlatıyor. Yıllarca uygulanan bu politika, başörtülü kadınları ve kız çocuklarını dinî inançlarına bağlı kalmak ile eğitim hakkı başta olmak üzere temel haklarından yararlanmak arasında bir seçim yapmak zorunda bıraktı. Sonunda ise yıllar süren siyasi ve toplumsal mücadelelerin ardından bu yasak kaldırıldı. Bugün Azerbaycan’ın, bu tarihsel deneyimden ders çıkarmak yerine aynı yolu izlediği görülüyor. Bu süreçte en üzücü noktalardan biri, Türkiye hükümetinin müttefik bir ülkede yaşanan gelişmeler karşısındaki dikkat çekici sessizliğidir. Bir zamanlar Türkiye’de başörtüsü yasağına karşı mücadelenin öncü aktörlerinden biri olan ve bu kısıtlamaların kaldırılmasını iktidar döneminin önemli kazanımları arasında gösteren Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), bugün Azerbaycan’da benzer politikaların yeniden gündeme gelmesi karşısında açık ve etkili bir tepki ortaya koymuş değil. Özellikle iki ülke arasındaki stratejik ilişkiler ve derin bağlar dikkate alındığında, bu sessizlik şu ciddi soruyu gündeme getiriyor: Siyasi kaygılar ve diplomatik çıkarlar, bir zamanlar iktidar partisinin mücadelesine yön veren ilkelerin önüne mi geçti?

Resmî düzeydeki bu ağır sessizliğin karşısında Azerbaycan’daki öğrencilerin, ailelerin ve toplumsal aktörlerin, özellikle sosyal medyada yükselttiği itirazlar, temel bir talebin daha güçlü biçimde duyulmasını sağlıyor: Kıyafet tercihi ve dinî inançları ne olursa olsun herkes için eğitim hakkı. Öğrenci protestolarında da yankı bulan “Herkes için okul” ve “Herkes eğitim hakkına sahiptir” gibi sloganlar, talebin giderek başörtüsü meselesini aşarak eğitim fırsatlarında eşitliğin savunulmasına dönüştüğünü gösteriyor. Bu adlarla yürütülen bağımsız kampanyaların kapsamı henüz kesin olarak bilinmese de protestoların yayılması ve öğrenciler arasındaki dayanışma, meselenin artık yalnızca kıyafet kuralları üzerine bir anlaşmazlık olmaktan çıktığını ortaya koyuyor. Tartışma, devletin vatandaşların temel haklarına ne ölçüde bağlı olduğunun sınandığı bir meseleye dönüşmüş durumda.

Türkiye’nin deneyimi, dinî gerekçelerle uygulanan kısıtlamaların toplumsal anlaşmazlıkları çözmediğini, aksine ayrışmaların derinleşmesine ve kamuoyundaki hoşnutsuzluğun artmasına zemin hazırladığını açıkça göstermiştir. Eğitim hakkı, belirli bir kıyafet koşuluna bağlanabilecek bir ayrıcalık değil, bütün vatandaşlar için eşit ve temel bir haktır. Azerbaycan Cumhuriyeti hükümetinin bu hakkı görmezden gelmeye hakkı olmadığı gibi, böylesi bir tarihsel geçmişe sahip Türkiye hükümetinin de bu hakkın olası ihlalleri karşısında sessiz kalması kabul edilebilir değildir.

Azerbaycan’da Başörtüsü Yasağına Karşı Protesto Dalgası; Türk Hükümetinden Dikkat Çeken Sessizlik
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

HABER AFAK ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!