Çin hükümeti, Japonya’nın Tayvan’a yönelik açıklamalarının ardından Tokyo’nun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinde daimi üyelik için uygun bir ülke olmadığını belirtti. Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, BM Genel Kurulu’nda Güvenlik Konseyi reformuna ilişkin düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin sözlerine sert tepki gösterdi.
Fu, Takaiçi’nin açıklamalarının Çin’in iç işlerine açık bir müdahale niteliği taşıdığını ifade ederek, bu söylemlerin “tek Çin” ilkesini ihlal ettiğini ve iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin temelini oluşturan siyasi belgelerle çeliştiğini dile getirdi. Çinli temsilci, “Bu açıklamalar, uluslararası adalete, savaş sonrası kurulan düzenin ruhuna ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına yöneltilmiş bir hakarettir.” sözleriyle tepkisini ortaya koydu.
“Barış Kalkınmasından Uzaklaşıldı” Eleştirisi
Fu Cong, Japonya’nın tutumunun barışçıl kalkınma anlayışından uzaklaştığını savunarak, bu yaklaşımın Tokyo’nun uluslararası anlamda üst düzey sorumluluk gerektiren bir pozisyona hazır olmadığına işaret ettiğini dile getirdi. “Böyle bir ülke, Güvenlik Konseyinde daimi koltuk sahibi olmaya layık değildir.” ifadelerini kullanan Fu, Japonya’nın söylemlerinin bölgesel tansiyonu yükselttiğini ve istikrarı tehdit ettiğini belirtti.
Tartışma Yaratan Tayvan Açıklaması
Gerilimin fitilini ateşleyen açıklama, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin 7 Kasım’da parlamentoda yaptığı konuşmada geldi. Takaiçi, Tayvan Boğazı’nda yaşanabilecek bir müdahaleyi “Japonya’nın varlığını tehdit eden durum” olarak gördüğünü söylemiş ve ülkesinin gerektiğinde askeri güç kullanabileceğini ifade etmişti. Bu sözler, Tayvan’ı kendi toprağı olarak değerlendiren Çin’in sert tepkisine neden olmuştu.
2015 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası’nda yer alan “ülkenin varlığını tehdit eden durum” ifadesi, müttefiklere yönelik ancak Japonya’yı da dolaylı olarak tehdit eden saldırılara işaret ediyor. Bu durumda Japonya, “öz savunma güçleri” olarak tanımlanan silahlı kuvvetlerini devreye sokabiliyor. Takaiçi’nin çıkışı ise, bir Japon başbakanının ilk kez Tayvan’ın işgali ihtimaline karşı askeri angajmanı açıkça dile getirdiği bir örnek olarak dikkat çekti. Bu tavır, Japonya’nın yıllardır sürdürdüğü “stratejik belirsizlik” politikasından belirgin bir sapma olarak değerlendirildi.
Pekin’den Diplomatik Tepki
Başbakan Takaiçi, gelen tepkilerin ardından açıklamalarının varsayımsal olduğunu ve gelecekte bu tarz ifadelerden kaçınacağını söyledi; ancak sözlerini geri çekmedi. Çin yönetimi ise Başbakandan sözlerini geri almasını talep etti. Bu talep karşılık bulmayınca Pekin yönetimi, Japonya’nın Çin Büyükelçisi Kenji Kanasugi’yi Dışişleri Bakanlığına çağırarak Tokyo’ya resmi protesto notasını iletti.
Çin’in açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin daha da tırmanabileceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre hem Tayvan meselesi hem de bölgesel askeri dengeler, Pekin-Tokyo ilişkilerinde belirleyici rol oynamaya devam edecek.
AA
