ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk dokuz ayında, İç Güvenlik Bakanlığına (DHS) bağlı Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından sabıka kaydı olmayan yaklaşık 75 bin kişi gözaltına alındı.
Berkeley Üniversitesi bünyesindeki “Sınır Dışı Verileri Projesi” kapsamında elde edilen resmi verilere göre, 20 Ocak ile 15 Ekim tarihleri arasında ICE toplamda yaklaşık 220 bin kişiyi gözaltına aldı. Bunların üçte biri ise herhangi bir sabıka kaydına sahip değil.
Söz konusu veriler, ICE’nin kendi iç birimi tarafından derlendi ve kurum aleyhine açılan dava süreci aracılığıyla kamuoyuna ulaştı. Bu verilerde, ICE’nin gözaltı, tutuklama ve sınır dışı etme işlemlerine ilişkin detaylar yer alıyor. Ancak Sınır Devriyesi tarafından alınan gözaltı kararlarına dair bilgiler çalışmaya dahil edilmedi.
Uzmanlar: Yönetimin Söylemleriyle Uygulamalar Uyuşmuyor
Göç Politikası Enstitüsü’nden Kıdemli Analist Ariel Ruiz Soto, NBC News’e yaptığı değerlendirmede, gözaltına alınan sabıkasız kişi sayısının, Trump yönetiminin “yalnızca en tehlikeli suçluları hedef aldıklarına” yönelik söylemleriyle örtüşmediğini vurguladı.
Ruiz Soto, “Bu veriler, yönetimin kendi açıklamalarıyla doğrudan çelişiyor. Suçlular yerine geniş bir kitlenin hedef alındığı anlaşılıyor,” dedi. Ayrıca sınır devriyesi operasyonlarının şeffaf olmadığını belirten Soto, “Kaç kişi gözaltına alınıyor? Kaçı sınır dışı ediliyor? Hangi koşullarda?” sorularının hala yanıtsız olduğunu ifade etti.
Sınır Devriyesi İç Bölgelerde de Görevlendirildi
ICE operasyonlarının yanı sıra, DHS’ye bağlı Sınır Devriyesi ekiplerinin de artık yalnızca sınır bölgelerinde değil, ülkenin iç kesimlerinde de görev yaptığı bildirildi. Son dönemde, belgesiz göçmenlerle mücadele kapsamında bu uygulamanın yaygınlaştığı gözlemleniyor.
Veri Paylaşımı Askıya Alındı
Ocak ayından itibaren Trump yönetimi, ICE tarafından yapılan gözaltı ve sınır dışı işlemlerine dair ayrıntılı verileri kamuoyu ile paylaşmayı durdurdu. Bu durum, insan hakları kuruluşları ve göçmen savunucuları tarafından bilgiye erişimin kısıtlanması olarak değerlendiriliyor.
Özetle, Trump’ın ikinci döneminde yürütülen göç politikaları, yalnızca sabıkalıları değil, sabıka kaydı bulunmayan on binlerce kişiyi de hedef aldı. Bu durum, yönetimin kendi söylemleriyle ciddi bir çelişki oluştururken, uygulamaların şeffaflığı konusunda da soru işaretlerini artırıyor.
AA
