kalbinde yer alan Zeytune Camisi, aradan geçen asırlara, değişen devletlere ve zamana rağmen Kuzey Afrika’nın en köklü ilim merkezlerinden biri olarak canlılığını korumaya devam ediyor.
Başkent Tunus’un en eski yapılarından biri olan cami, sadece bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda zikrin, ilmin ve maneviyatın hiç eksik olmadığı bir ruhani merkez konumunda.
İslam Dünyasının Üç Büyük İlim Ocağından Biri
Zeytune Camisi, İslam dünyasının en eski üç eğitim kurumundan biri olan Zeytune Üniversitesi’nin doğduğu yerolarak biliniyor. Mısır’daki El-Ezher ve Fas’taki Karaviyyin camileriyle birlikte İslam medeniyetinin üç büyük ilim merkezinden biri olarak kabul ediliyor.
Tarihçiler, caminin temellerinin Emevi komutan Hasan bin Numan el-Gassani tarafından 698 yılında atıldığını belirtiyor. Hafsiler ve Osmanlı dönemlerinde yapılan eklemeler, Zeytune’yi farklı dönemlerin mimari özelliklerini yansıtan bir yapı haline getirmiş durumda.
Caminin avlusuna adım atan ziyaretçileri, mermer sütunların taşıdığı kemerler ve zarif kabartmalar karşılıyor. Kare biçimli minaresiyle Tunus siluetinin ayrılmaz bir parçası olan cami, mimari zarafetiyle huzur veren bir atmosfer sunuyor.
İbn Haldun’dan Tahir bin Aşur’a Uzanan İlim Geleneği
Zeytune Camisi’nden doğan Zeytune Üniversitesi, yüzyıllar boyunca İslam dünyasının önde gelen alimlerini yetiştirdi. Aralarında İbn Haldun ve Muhammed Tahir bin Aşur gibi önemli düşünürlerin de bulunduğu birçok ilim insanı, bu kurumda eğitim aldı.
Asırlık Zikir Halkaları
Zeytune, tarih boyunca yalnızca bir ibadet yeri değil, aynı zamanda tasavvuf geleneğinin canlı merkezlerinden birioldu. Yaklaşık iki asırdır her gün ikindi namazının ardından, Ticaniyye tarikatı mensupları burada “günlük vazife” olarak adlandırılan toplu zikir halkalarını sürdürüyor.
Ticaniyye, 18. yüzyılda Fas’ta doğan ve Kuzey ile Batı Afrika’ya yayılan bir tarikat. Zikir sırasında cemaat, Fatiha Suresi’yle başlayan duaları okuyup “Allah” ismini hep bir ağızdan tekrar ederek zikri tamamlıyor.
Tunus’taki Ticaniyye tarikatı önderi Halid Kammar, bu geleneğin 1920 yılında Şeyh Ebu İshak İbrahim er-Riyahitarafından camiye taşındığını belirterek, “O günden bu yana bir gün bile ara verilmeden zikrimiz devam ediyor.” dedi.
Cuma günleri ise zikir, daha coşkulu bir atmosferde icra ediliyor. Cemaate enerji veren “Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin el-Fatihi lima uğlika” duası, caminin taş duvarlarında yankılanıyor.
Zeytune: Tunus’un Ruhani Kalbi
Asırlardır ilim ve maneviyatın sembolü olan Zeytune Camisi, Tunus’un kimliğinde özel bir yer tutuyor. Her gün yinelenen zikir halkaları ve ilim geleneği, bu kadim mabedin yaşayan bir kültür mirası olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Tarihi zeytinliklerin üzerine kurulu olan cami, adını da bu köklerden alıyor. Kare minaresiyle Tunus siluetine işlenen Zeytune Camisi, hem bir mimari şaheser hem de yüzyıllardır ışığını yitirmeyen bir ilim ocağı olarak varlığını sürdürüyor.
AA
