Lübnan hükümetinin, silahların yalnızca devletin kontrolünde olması ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönündeki kararı, ülkede siyasi gerilimi tırmandırdı. Hizbullah milletvekilleri, bu adımı “ABD ve İsrail’in diktesi” olarak nitelendirerek kesin bir dille reddetti.
“Mürekkep Kadar Değeri Yok”
Hizbullah’ın Meclis’teki “Direnişe Sadakat” blokundan Ali el-Mukdad, Güney Lübnan’da düzenlenen bir anma töreninde yaptığı konuşmada, “Bu karar, bizim için kâğıt üzerindeki bir yazıdan ibaret; değeri, yazıldığı mürekkep kadar bile değil” dedi.
Mukdad, direnişin silahsızlandırılmasını savunanların önce Lübnan ordusunu savaş uçakları ve füzelerle donatması gerektiğini vurguladı:
“Ordumuz İsrail saldırılarına karşı koyacak güce sahip olana dek kimse bu konuda bizimle tartışmasın. Biz, ülkemizi ve istikrarını korumak isteyen ilk tarafız. Bunun bedelini yıllardır ödüyoruz.”
Mukdad, bu kararı “şehit aileleri, milyonlarca Lübnanlı ve onurlu tüm vatandaşlar adına” reddettiklerini belirterek, hükümete “yabancı dikte ve Amerikan-İsrail talimatlarına kulak vermeme” çağrısı yaptı.
“Karar Gayrimeşru ve Tehlikeli”
Aynı bloktan milletvekili İbrahim el-Musavi de LBC kanalına yaptığı açıklamada, kararın “gayrimeşru ve ulusal mutabakata aykırı” olduğunu söyledi. El-Musavi, hükümetin, ABD’li arabulucu Amos Hochstein’ın baskısı altında hareket ettiğini belirterek, “Ülkenin iç istikrarı göz ardı ediliyor” ifadelerini kullandı.
El-Musavi, yakın zamanda Vadi Zebqin-Sur bölgesinde 6 Lübnan askerinin şehit olduğu saldırıya da değinerek, “Ordumuz, milletin güvenlik sigortasıdır. Şehitlerimizin acısı hepimizin acısıdır. Ordunun güçlendirilmesi şart” dedi.
Kararın Arka Planı
Başbakan Nevaf Selam başkanlığındaki hükümet, 5 Ağustos’ta aldığı kararla, yıl sonuna kadar silahların devlet tekeline alınması için bir eylem planı hazırlanmasını kararlaştırdı. Karar, Cumhurbaşkanı Cüzef Avn liderliğinde yapılan tartışmalı oturumda kabul edildi.
Kararın, ABD ve müttefiklerinin finansal yardımları silahsızlandırma şartına bağlamasıyla ilişkili olduğu belirtiliyor. Bu süreçte, İsrail ordusu Lübnan’a yeni saldırılar düzenleyerek sivil binaları hedef aldı ve can kayıplarına yol açtı. Hizbullah ise bu gelişmeleri, “direnişi zayıflatma ve ülkeye dış irade dayatma girişimi” olarak değerlendiriyor.
