1. Haberler
  2. Analiz
  3. Türk Dizileri: Medyadan Turizmin İtici Gücüne

Türk Dizileri: Medyadan Turizmin İtici Gücüne

Türk dizilerinin turizm üzerindeki etkisini yansıtan kavramsal bir görsel. Görselde İstanbul’un modern şehir dokusu ile Osmanlı mimarisine ait tarihî yapılar ve turistik alanlar bir arada yer almakta, farklı ülkelerden gelen turistlerin şehri ziyaret ettiği sahneler görülmektedir. Bu görsel, medya içeriklerinin özellikle dizilerin Türkiye’nin turizm destinasyonu olarak algılanmasındaki dönüştürücü rolünü ifade etmektedir.
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye, son yıllarda yabancı turist çekme konusunda dikkat çekici bir büyüme kaydetmiştir. Resmî istatistiklere göre, ülkeye gelen yabancı turist sayısı 2018 yılında 46,1 milyona ulaşmıştır. COVID-19 pandemisinin etkisiyle bu sayı 2020 yılında 15,9 milyona kadar gerilemiştir. Bununla birlikte, turizm sektöründeki toparlanma süreci 2021 yılında başlamış ve yabancı turist sayısı 24,2 milyona yükselmiştir. Bu yükseliş eğilimi sonraki yıllarda da devam etmiş; 2022 yılında 51,9 milyon yabancı turist ile yeni bir rekor kırılmış, 2023 yılında ise bu sayı 52,6 milyona ulaşmıştır. Nihayet, 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı 63,9 milyona çıkarak ülke turizm tarihindeki en yüksek seviyeye ulaşmıştır.

Kuşkusuz bu dikkat çekici büyüme; ekonomik, siyasi, kültürel ve altyapısal birçok etkenin bir araya gelmesiyle gerçekleşmiştir. Turizm sektörüne yapılan kapsamlı yatırımlar, ulaşım altyapısının geliştirilmesi, vize kolaylıkları sağlayan politikalar, uluslararası tanıtım faaliyetleri, doğal ve tarihî turistik çekiciliklerin çeşitliliği ile hizmet kalitesindeki artış, bu gelişmede önemli rol oynamıştır. Bununla birlikte, son yıllarda araştırmacıların dikkatini çeken en önemli kültürel unsurlardan biri, Türk dizilerinin küresel ölçekte yaygınlaşması ve bu dizilerin Türkiye hakkında olumlu bir imaj oluşturarak ülkeye seyahat etme motivasyonunu artırmasıdır. Bu nedenle, bu araştırma Türk dizilerinin yumuşak güç (soft power) unsuru ve turistik destinasyon pazarlamasının en önemli araçlarından biri olarak turizm üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır.

Öne Çıkan Diziler

Türkiye’de üretilen televizyon dizileri arasında bazı yapımlar, ülkenin kültürel, tarihî ve doğal zenginliklerinin tanıtılmasında ve buna bağlı olarak Türkiye’ye yönelik turizm talebinin artmasında daha belirgin bir rol oynamıştır. Bu diziler, yalnızca geniş izleyici kitleleri tarafından ilgi görmeleri nedeniyle değil, aynı zamanda film kaynaklı turizmin (film-induced tourism) oluşumuna doğrudan katkı sağlamaları bakımından da turizm literatüründe önemli örnekler olarak değerlendirilmektedir.

Bu yapımların ilk ve en etkili örneklerinden biri, 2005–2007 yılları arasında yayımlanan Gümüş dizisidir. Modern yaşam tarzını ve romantik bir aşk hikâyesini konu alan dizi, özellikle Arap ülkelerinde büyük ilgi görmüştür. Dizinin elde ettiği başarı, başta Suudi Arabistan vatandaşları olmak üzere Arap turistlerin Türkiye’ye seyahat etme isteğini önemli ölçüde artırmıştır. Turizm sektörü raporlarına göre, dizinin yayımlanmasının ardından İstanbul’u ziyaret eden Suudi turist sayısı yaklaşık 41 binden 100 bine yükselmiştir. Dizinin önemli bir bölümü İstanbul’da ve Boğaz kıyısındaki ünlü sahil yalısında çekilmiş olup, bu mekân günümüzde dizi temalı tur programlarının önemli duraklarından biri hâline gelmiştir.

Muhteşem Yüzyıl dizisinin resmî afişi. Afişte Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan başta olmak üzere başlıca karakterler, görkemli Osmanlı kıyafetleri içinde tarihî ve ihtişamlı bir saray atmosferinde tasvir edilmektedir. Sıcak renk tonları, etkileyici mimari ve hanedanı simgeleyen unsurlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun görkemini ve dizinin dramatik atmosferini yansıtmaktadır.

Muhteşem Yüzyıl dizisi, 2011–2014 yılları arasında yayımlanmış olup, televizyon yapımlarının turizm üzerindeki etkisini gösteren en önemli örneklerden biridir. Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını konu alan bu dizi, Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamını ve görkemini yansıtmış; çekimlerinin büyük bir bölümü Topkapı Sarayı ile İstanbul’un diğer tarihî mekânlarında gerçekleştirilmiştir. Dizinin özellikle Arap ülkeleri, Balkanlar ve Doğu Avrupa’da kazandığı büyük popülerlik, izleyicilerin Osmanlı tarihine olan ilgisini artırmış ve Topkapı Sarayı, müzeler ile Osmanlı dönemine ait diğer tarihî eserlerin ziyaretçi sayılarında belirgin bir artışa yol açmıştır. Turizm raporları ve akademik araştırmalar, dizinin yayımlanmasının ardından söz konusu tarihî mekânlara yönelik ziyaretlerin önemli ölçüde arttığını göstermektedir.

Bir diğer dikkat çekici örnek ise 2014–2019 yılları arasında yayımlanan tarihî Diriliş: Ertuğrul dizisidir. Ertuğrul Gazi’nin, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası olarak hayatını konu alan bu yapım; Pakistan, İran, Irak, Orta Asya ve diğer Müslüman ülkelerde geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştır. Çekimlerin büyük bölümü özel film platolarında ve İstanbul, Ankara ile Sivas’taki bazı tarihî mekânlarda gerçekleştirilmiş olsa da, dizinin asıl etkisi izleyicilerin Osmanlı tarihi, kimliği ve kültürel mirasına duyduğu ilgiyi artırması olmuştur. Bu doğrultuda çok sayıda turist, Ertuğrul Gazi’ye atfedilen türbeleri, Osmanlı dönemine ait tarihî yapıları ve dizinin çekim mekânlarını ziyaret etmek amacıyla Türkiye’ye seyahat etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri de çeşitli açıklamalarında bu dizinin Türkiye’ye yönelik seyahat motivasyonunu artırdığını ve izleyicilerin Osmanlı tarihi ile kültürüne olan ilgisini güçlendirdiğini ifade etmişlerdir.

Fatmagül’ün Suçu Ne? dizisi de çağdaş televizyon yapımlarının daha az bilinen turistik destinasyonların tanıtımına katkısını gösteren önemli örneklerden biridir. 2010–2012 yılları arasında yayımlanan bu dizinin bazı sahneleri, İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Ildırı köyünde çekilmiştir. Dizinin büyük başarısının ardından Ildırı, özellikle Arap turistler başta olmak üzere yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi gösterdiği turistik destinasyonlardan biri hâline gelmiş; köyün sahilleri, iskelesi ve sokaklarına yönelik ziyaretlerde artış yaşanmıştır. Bu örnek, televizyon dizilerinin daha önce yeterince tanınmayan bölgeleri dahi turistik cazibe merkezlerine dönüştürebileceğini göstermektedir.

Bunların yanı sıra Aşk-ı Memnu, Kara Sevda ve diğer romantik ile aile temalı diziler de Türkiye’nin yaşam tarzını, kent mimarisini, alışveriş merkezlerini, sahillerini ve turistik cazibe merkezlerini uluslararası izleyicilere tanıtmada önemli bir rol oynamıştır. Her ne kadar bu dizilerin tamamı için turizm üzerindeki etkilerine ilişkin doğrudan istatistiksel veriler bulunmasa da, dünya genelinde elde ettikleri büyük başarı ve çekim mekânlarını kapsayan tur programlarının yaygınlaşması, Türk dizi sektörünün Türkiye’nin turizm markasının güçlenmesine ve uluslararası turistlerin ülkeye seyahat etme isteğinin artmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.

Öne Çıkan Çekim Mekânları

Türkiye’de film kaynaklı turizmin gelişmesinde etkili olan başlıca unsurlardan biri, televizyon dizilerinin çekimlerinde tarihî yapılar, doğal güzellikler ve gerçek kentsel mekânların yoğun biçimde kullanılmasıdır. Bu mekânların televizyon yapımlarında yer alması, Türkiye’nin turistik cazibe merkezlerinin uluslararası izleyicilere tanıtılmasının yanı sıra, söz konusu yerleri ziyaret etme isteğini de artırmıştır. Pek çok durumda, dizilerin çekim mekânları yayın sonrasında bağımsız turistik destinasyonlara dönüşmüş ve özel tur programlarına dâhil edilmiştir.

İstanbul'da bulunan Topkapı Sarayı'nın genel görünümü. Osmanlı İmparatorluğu'na uzun yıllar başkent sarayı olarak hizmet veren bu tarihî yapı; geniş avluları, kubbeleri, kuleleri ve görkemli mimarisiyle dikkat çekmektedir. Muhteşem Yüzyıl dizisinin en önemli çekim ve anlatı mekânlarından biri olarak tanınan Topkapı Sarayı, günümüzde Türkiye'nin en çok ziyaret edilen tarihî ve kültürel turizm destinasyonlarından biridir.

Bu mekânların en önemlilerinden biri, İstanbul’daki Topkapı Sarayıdır. Muhteşem Yüzyıl dizisinin önemli bir bölümü bu sarayda geçmektedir. Dizinin büyük başarısı, özellikle Arap turistlerin Osmanlı tarihi ve mimarisine olan ilgisini artırmış; Topkapı Sarayı da Türkiye’nin en çok ziyaret edilen kültürel turizm destinasyonlarından biri hâline gelmiştir. Dizinin gördüğü yoğun ilginin ardından birçok seyahat acentesi, Topkapı Sarayı ve Osmanlı tarihine ilişkin diğer tarihî mekânları kapsayan özel tur programları düzenlemeye başlamıştır.

Bir diğer önemli çekim mekânı ise İstanbul yakınlarında bulunan Riva Film Platosudur. Bu plato, Diriliş: Ertuğrul ve Kuruluş: Osman dizilerinin çekimleri için kullanılmıştır. Sahnelerin büyük bölümü yeniden inşa edilen film setlerinde çekilmiş olsa da, bu dizilerin kazandığı popülerlik özellikle Pakistan, İran, Irak ve diğer Müslüman ülkelerden gelen turistlerin Osmanlı tarihine ilişkin mekânlara, Ertuğrul Gazi’ye atfedilen türbelere ve Osmanlı dönemine ait tarihî eserlere olan ilgisini önemli ölçüde artırmıştır.

Kapadokya da televizyon dizeleri sayesinde uluslararası alanda daha fazla tanınan bölgelerden biridir. Her ne kadar Kapadokya daha önce de önemli bir turizm merkezi olarak bilinse de, Asmalı Konak gibi dizilerde eşsiz doğal manzaralarının yer alması, bölgenin özellikle yerli ve bölgesel turistler arasındaki popülerliğini artırmış ve destinasyon markasının güçlenmesine katkı sağlamıştır.

Mardin ve Midyat şehirleri de Türkiye’de film kaynaklı turizmin başarılı örnekleri arasında yer almaktadır. Taş mimarileri ve tarihî dokularıyla dikkat çeken bu şehirler, Sıla ve Hercai gibi dizilerin başlıca çekim mekânları olmuştur. Bu yapımların yayımlanmasının ardından söz konusu şehirleri ziyaret eden turist sayısında önemli artışlar yaşanmış; Mardin ve Midyat, özellikle Güneydoğu Anadolu’nun kültürü ve mimarisiyle ilgilenen yerli ve yabancı turistlerin gözde destinasyonları hâline gelmiştir.

İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Ildırı köyü de Fatmagül’ün Suçu Ne? dizisinin çekimlerinden sonra turist ilgisinin arttığı yerlerden biridir. Her ne kadar ziyaretçi sayısındaki artışa ilişkin kesin istatistikler bulunmasa da, turizm raporları özellikle Arap ülkelerinden gelen turistlerin dizinin çekildiği mekânları görmek amacıyla bu bölgeyi ziyaret ettiklerini göstermektedir.

Bunun yanı sıra, Türkiye’nin Alanya ve Bodrum gibi Akdeniz kıyıları da birçok romantik ve aile temalı dizide yer almıştır. Bu yapımlarda sahil manzaralarının, lüks otellerin ve modern yaşam tarzının ön plana çıkarılması, söz konusu destinasyonlara ilişkin olumlu bir imaj oluşturmuş ve bu bölgelere yönelik turizm talebinin artmasına katkıda bulunmuştur. Ancak bu etkinin boyutunu ortaya koyan doğrudan istatistiksel veriler sınırlıdır.

Günümüzde bu mekânların büyük bir bölümü Türk Dizileri Turları (TV Drama Tours) kapsamında ziyaretçilere sunulmaktadır. Seyahat acenteleri, turistleri İstanbul, Kapadokya, Mardin, İzmir ve diğer şehirlerde bulunan ünlü dizi çekim mekânlarına götüren özel programlar hazırlamaktadır. Bu turların bazılarında dizilerde kullanılan kostümlerin benzerleri giydirilmekte, unutulmaz sahneler canlandırılmakta ve çekim süreçlerine ilişkin bilgiler paylaşılmaktadır. Tüm bu uygulamalar, ziyaretçilere dizilerin atmosferini daha yakından deneyimleme fırsatı sunmaktadır. Bu durum, Türk televizyon dizilerinin yalnızca bir eğlence aracı olmadığını; aynı zamanda Türkiye’nin turizm pazarlaması ve ulusal marka değerinin güçlendirilmesinde kullanılan en etkili araçlardan biri hâline geldiğini göstermektedir.

 

Türkiye'nin Kapadokya bölgesinin panoramik görünümü. Peri bacaları, benzersiz kaya oluşumları ve gökyüzünde süzülen rengârenk sıcak hava balonlarıyla dikkat çeken bu bölge, doğal güzellikleri ve Türk dizi ile filmlerinde yer alması sayesinde Türkiye'nin en tanınmış turistik destinasyonlarından biri hâline gelmiştir.

Nihai Analiz

İstatistikler ve mevcut bulgular, Türkiye’de dizi sektörünün son yirmi yılda yalnızca kültürel ve eğlence odaklı bir endüstri olmanın ötesine geçerek ülkenin en önemli yumuşak güç (soft power) ve uluslararası tanıtım araçlarından biri hâline geldiğini göstermektedir. Bu yapımlarda şehirlerin, tarihî eserlerin, sahillerin, yaşam tarzının, kültürel değerlerin ve Türkiye’nin görsel kimliğinin etkileyici biçimde sunulması; ülkenin uluslararası alanda tanınırlığının artmasına, Türkiye’ye yönelik seyahat talebinin yükselmesine ve turizm sektörünün gelişmesine önemli katkılar sağlamıştır. Yabancı turist sayısındaki artış, turizm gelirlerinin yükselmesi ve turizmle bağlantılı sektörlerde yeni istihdam olanaklarının oluşması, bu kültürel politikanın en önemli ekonomik kazanımları arasında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte, söz konusu olgunun değerlendirilmesi yalnızca ekonomik etkilerle sınırlandırılmamalıdır. Türk dizilerinin küresel ölçekte elde ettiği başarının yanı sıra, bu yapımların Türkiye’nin iç dinamikleri üzerindeki kültürel ve toplumsal etkileri de son yıllarda dikkat çeken bir tartışma konusu hâline gelmiştir. Bu dizilerin önemli bir kısmı; aile kurumu dışında yaşanan duygusal ilişkileri, evlilik dışı ilişkilerin normalleştirilmesini, tüketim kültürünü, bireyciliği, aşırı rekabeti, lüks tüketimi ve belirli yaşam tarzlarını ön plana çıkararak, Türkiye’nin geleneksel toplumsal değerlerinden kısmen farklı bir yaşam biçimini yansıtmaktadır. Bu bağlamda, bazı araştırmacılar ve kültür eleştirmenleri, bu tür içeriklerin sürekli üretilmesi ve yaygın biçimde dolaşıma girmesinin uzun vadede izleyicilerin aile kurumu, evlilik, çocuk sahibi olma ve toplumsal ilişkiler konusundaki tutum ve algıları üzerinde etkili olabileceğini ileri sürmektedir.

Türk Dizileri: Medyadan Turizmin İtici Gücüne
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

HABER AFAK ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!