Son dönemde sosyal medyada hızla yayılan “Ghibli akımı” gibi yapay zeka destekli görsel akımlar, kullanıcıların yüz fotoğraflarını yapay zekaya yüklemesiyle kişisel veri güvenliği açısından ciddi riskler doğuruyor.
Anadolu Üniversitesi SODİGEM Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Serap Uğur, bu tür uygulamalara yüklenen görsellerin sadece estetik bir sonuç üretmediğini, aynı zamanda biyometrik verilerin, yazım tarzının, emojilerin ve noktalama kullanımının da analiz edilerek kullanıcı profilleri oluşturulabildiğini belirtti.
“Yüz fotoğraflarınızı yüklediğinizde aslında biyometrik bilgilerinizi de paylaşmış oluyorsunuz. Bu veriler, üçüncü taraflarca saklanabilir, analiz edilebilir ve farklı amaçlarla kullanılabilir.”
Veriler Eğitim İçin Kullanılıyor, Taklit Edilebilir
Dr. Uğur, bazı platformların kullanıcıların yüklediği fotoğrafları “eğitim verisi” olarak kullanma hakkını gizli sözleşmelerle edindiğine dikkat çekti. Bu durum, kişisel dijital kimliklerin taklit edilebilmesi ihtimalini de beraberinde getiriyor.
Kimlik Avı ve Sosyal Mühendislik Tehlikesi
SODİGEM Müdürü Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt ise görsellere yazılan yorumların dahi potansiyel bir güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, bu bilgilerin kimlik avı saldırılarında kullanılabileceğini ifade etti.
“Bu veriler Avrupa’da Genel Veri Koruma Yönetmeliği’ne, Türkiye’de ise KVKK kapsamına giriyor. Açık rıza alınmadan saklanan her veri hukuki risk taşıyor.”
Yeni Akımlar, Yeni Tehditler
Son günlerde “3 boyutlu aksiyon figürü tasarımı yaptırma akımı” gibi yeni trendlerin ortaya çıktığını kaydeden Uğur, her yeni akımın tasarımı kadar veri riski taşıdığını vurguladı:
“Görsel eğlencenin cazibesine kapılmadan önce veri güvenliğimizi düşünmeliyiz.”
AA
